30 Mart 2008 Pazar

akşam erken iner mahpushaneye

akşam erken iner mahpushaneye.
ejderha olsan kar etmez
ne kavgada ustalığın
ne de çatal yürek civan oluşun
kar etmez inceden içine dolan
alıp götüren hasrete

akşam erken iner mahpushaneye.
iner, yedi kol demiri,
yedi kapıya.
birden ağlamaklı olur bahçe
karşıda duvar dibinde.
üç dal gece sefası,
üç kök hercai menekşe

aynı korkunç sevdadadır
göte bulut dalda kaysı.
başlar koymaya hapislik.
karanlık can sıkıntısı...
kürdün gelinini söyler maltada biri
bense volta'dayım ranza dibinde
ve hep olmayacak şeyler kurarım
gülünç, acemi, çocuksu...

vurulsam kaybolsam derim,
çırılçıplak, bir kavgada.
erkekçe olsun isterim,
dostluk da, düşmanlık da.
hiçbiri olmaz halbuki.
geçer süngüler namluya.
başlar gece devriyesi jandarmaların...

hırsla çakarım kibriti...
ilk nefeste yarılanır cıgaram,
bir duman alırım, dolu,
bir duman, kendimi öldüresiye.
biliyorum, " sen de mi?" diyeceksin,
ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
ve dışarda deli kanlı bir bahar,
seviyorum seni,
çıldırasıya...

1 yorum:

eloise vera dedi ki...

seviyorum seni, çıldırasıya..

dese birisi bunu sana. değil mi? içten. keşke..